Azerbaycan – Bakü Gezi Notları

Azerbaycan’ı genel itibari ile küçük bir kapalı ülke olarak tanımlayabiliriz. 2015 Bakü Avrupa oyunları sebebi ile Bakü baştan aşağı yenileniyor. Binaların dış duvarlarını devlet ücretsiz yeniliyor. Ben gitmeden 1 hafta önce mantolama sistemindeki bir hatadan dolayı bir bina yandı ve bir çok kişi öldü. Devlet bunun üzerine bütün binalara yaptırdığı mantolama sistemlerinin sökülmesini emretti. Gittiğimde bütün binaların dışı sökülüyordu. Bunun devletin mi yoksa yaptıranların mı suçu olduğunu bilmediğimden yorum yapamıyorum.

Bakü’ye gece vardığımda beni en çok şaşırtan şey yol üzerinde sürekli çitler ile bazı bölgelerin gizlenmesi oldu. Oyunlardan önce şehrin negatif taraflarını gizlemek istemişler. Fakat şunu da değinmeden geçemeyeceğim. Bakü dünyanın en güzel gece şehirlerinden biri. Geçmişte nasıldı bilmiyorum ama şu an gece bir başka güzel ve göz alıcı.

Dinlenmek üzere otelimin bulunduğu bölge olan Old Town yani İçeri Şehir’ e gittim. Konaklama olarak burayı tavsiye ediyorum. Fiyatlar gayet iyi sayılır. Çevrede gezilecek tarihi mekanlar bulunmakta. Her ne kadar modernize edilmiş olsa da hala o eskinin tadını alabiliyorsunuz. Civarda özel cafe – restaurantlar da bulunmakta. Hem karnımı doyurmak hem de yöresel bir şey yemek adına buraya özgü bademli pilav ve yine buraya özgü baklava sipariş ettim. Pilavın içinde badem, incir, üzüm gibi bir çok şey bulunmakta. Açıkcası ne pilavı ne de bademi sevemedim. Özellikle biz Türkler tatlı tuzlu bir arada bu tip bir lezzeti çok sevemeyiz sanırım.

Kebele-Tufandağ : Gelmeden bir gün önce arkadaşım Elnara Qabala-Tufandağ (Kebele) turu almıştı. Sabah 7 gibi tura başladık. Bakü – Kebele arası yaklaşık 3 saat civarı sürmekte. Yol üzerinde kahvaltı yaptıktan sonra ilk olarak kış turizmi ile de ünlü olan Tufandağ kompleksine gittik. Burada dağı yukarıdan görebileceğiniz bir teleferik sistemi bulunmakta. Manzara çok güzeldi. Aynı zamanda tepede bulunan kafede çay ve reçel deneyebilirsiniz. Buradan sonra Kebelend eğlence merkezine gittik. Burası doğa ile iç içe bir lunapark. Bizdeki Olimpiyat Stadyumu rezaletinin başka bir örneği burası sanırım. Boşu boşuna yapılmış bir yatırım. Tur firmalarından başka giden yoktur sanırım. Buradan sonra öğle yemeği için Nohur Gölü ne gittik. Doğası güzel fakat çok bir şey beklemeyin. Daha çok dinlenme ve stres atma amaçlı bir gezi oldu.

OLD TOWN (İÇERİ ŞEHİR)

Sonraki gün UNESCO kültür mirası listesine alınan Eski Şehir’ i gezmeye başladım. Eski Şehir surlarla çevrili ve aynı zamanda özel bir girişe sahip olan çok güzel bir gezi noktası. Kazılar gösteriyor ki buraya ilk yerleşimler tunç dönemini işaret etmekte.

Şirvanşahlar Sarayı : Zaten otelim içeride olduğunan bana da yakın olan Sirvanşahlar Sarayından başladım. Bu saray 15. Yüzyılda Şirvanşahlar hanedanı İbrahim Halilullah döneminde yapılmış. Doğu’nun en görkemli mimari eserlerinden biri kabul edilmekte. Saray 1964 yılından bu yana müze olarak faaliyet göstermekteymiş. İçeride bir çok çanak çömlek ve tarihi eser görebilirsiniz. Aynı zamanda içinde türbeler bulunmakta. Sonraki durak Kız Kulesi.

Kız Kulesi ( Maiden’s Tower) : Yüksekliği 28 metre olan bu kule surların hemen girişinde bulunmakta. Yapılış yılı tam olarak bilinemeyen bu kule için tahminler 12. Yüzyılı işaret ediyor. Kale duvarları üzerindeki Arapça harflerle yazılmış “Davut’un oğlu Mesut’un kulesi” yazmakta. Bu yazı figürü 12. Yüzyıl dönemine benzerlik taşıdığından tahminler bu şekilde yapılmakta. İçerisi yontma taşlarla inşa edilmiş ve Abşeron kalelerinde olduğu gibi kubbeli bir tavana sahip. Mimari olarak muhteşem olarak nitelendirilebilecek bu kule Azerbaycan’ ın en önemli simgelerinden biri. Kule ile ilgili onlarca efsane bulunmakta. Hatta bu efsaneler kitaplaştırılmış ve ziyaretçilerin okuyabileceği şekilde elektronik bir ortama aktarılmış. En tutarlı efsaneye göre; hükümdar kızını kaleye hapsettiğinden dolayı kızı bu acıya dayanamayarak kendini kuleden Hazar Denizine atarak intihar etmiştir. Kule aynı zamanda savunma ve gözlem evi özelliği de taşımakta.

Kız Kulesi gezisinden sonra bana da çok yakın olan şehrin merkezine indim. Bakü küçük bir yer olduğundan yürümek ideal bir çözüm. Özellikle Bakü Bulvarı çevresi yerel halkın da dinlenme bölgesi. Bu bulvar Hazar kıyısında bulunuyor ve büyük bir milli park alanı. Sahil tarafında yürüyüş yaparak keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Özellikle akşamları çok daha güzel oluyor. Ayrıca yine burada güzel bir fıskiye-çeşme mevcut ve burası Parapet olarak adlandırılmakta. Görmenizi tavsiye ediyorum.

Nizami Caddesi New York 5th Street ölçü alınarak yapılmaya çalışılmış bir cadde. Caddede birçok lüks markanın mağazası bulunmakta. Nişantaşı’na çok benzeyen bir yer. Buradan 190 metre yükseklikteki Bakü’nün simgelerinden kabul edilen ve 3 büyük binaya sahip Alev Kuleleri görülebilir. Aynı zamanda Dünya’nın en yüksek bayrağının bulunduğu Bayrak Meydanı da görülebilir. Daha sonra keyifli bir akşam yemeği için Bakü’nün en güzel yerlerinden biri olan Zeytun adlı restaurant a gittik.

Haydar Aliyev Kültür Merkezi : Sonraki gün otelime yaklaşık 5 dakika uzaklıkta bulunan Sahil metro durağından 3 durak ötede bulunan Haydar Aliyev Kültür Merkezi’ne gittim. Kompleks bir yapıya sahip olan Haydar Aliyev Kültür Merkezi henüz yeni (2013) yapılmış bir müze ve sanat kompleksi. Dışarıdan bakıldığında bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi duran bir teknoloji harikası yapıya sahip. Bu muhteşem tasarım ünlü mimar Zaha Hadid e ait. Mimarisi Azerbaycan mitolojisinde yer alan Hazar Denizi’nin yükselişini anlatıyormuş. Keza içeride aynı modernist çizgilere sahip. Bina yeni olduğundan hala yapım aşamasında olan bazı bölümleri mevcut.

İçeride resim galerisi, tarihi eserler ve sanatçıların özel çalışmaları yer almakta. Burada aynı zamanda klasik müzik konserleri de yapılmakta. Özellikle Azerbaycan tarihinin anlatıldığı bölümler teknoloji kullanılarak görsellik zenginleştirilmiş ve çok ilgi çekici olmuş. Haydar Aliyev’e diğer devlet başkanlarından verilmiş hediyeleri de burada görmeniz mümkün. Bizim de Ahmet Necdet Sezer ve Süleyman Demirel’in verdiği hediyeleri de görebilirsiniz. Bu hediyeleri görünce insanın devlet başkanı olası geliyor. Özellikle camdan yapılmış hediyeler en beğendiklerim.

Bu geziden sonra Eski Şehir’ e döndüm ve akşam yemeği için 16 km uzaklıktaki Novxani sahiline gittik. Burası Yeniköy civarındaki gibi büyük restaurantlar ile çevrili bir yer. Vaktiniz olursa mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Özellikle balık-et için manzara keyif verici.

Kısa ama keyifli bir gezi oldu. Bir sonraki gezide görüşmek dileğiyle ..

Not : Resimler ve yazı izinsiz kullanılamaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir