Singapur Gezi Notları

Singapur Malezya ve Endonezya arasında bulunan bir ada ülkesidir. Dünya’nın az sayıdaki şehir devletlerinden biridir. Nüfusunun büyük bir bölümü Çinlilerden oluşmaktadır. Geri kalan % 20 lik bir kısmı ise Malay ve Hint asıllılar oluşturur. Geçmişten gelen İngiliz kültürü hala devam etmekte. Trafik soldan akıyor. Plakalar, tabelalar, İngilizce aksanı bile tipik İngiliz kültüründen gelmekte.
Para birimi olarak Singapur Doları kullanılıyor. 1 TL yaklaşık 0,55 Singapur dolarına eşit. Para birimimiz ne yazık ki günden güne değer kaybediyor geçmişte TL ve Singapur doları eşitmiş. Singapur çok zengin bir ülke ve kişi başına düşen milli gelir 33.000 dolar civarı. Ancak Hintli ve göçmenlerin kazancı 12-15 bin dolar arasında bulunuyor. Resmi dili İngilizce. 800 milyar dolara yakın bir ticaret hacmi var. Bu ticaretin büyük bir kısmı petrol ticareti.

Singapur aynı zamanda bir yasaklar ülkesi. Sakız çiğnemek, toplu taşıma araçlarında yemek yemek, yere sigara külü dökmek, açık alanda kuşlara yem vermek, kırmızı ışıkta geçmek, yere tükürmek veya çöp atmak kesinlikle yasak. Polis olmadıktan sonra istediğimi yaparım kime ne diye düşünen varsa eğer bir kişinin kırmızı ışıkta geçerken Singapur halkının hemen arayıp polisi çağırıp ceza yazdırdığını gözlerimle gördüğümü belirteyim. Üstelik bütün ülke 24 saat kameralarla izlenmekte ve bu tip suç işleyenler televizyonda teşhir edilmekte (ünlü olmanın farklı bir yolu). En ucuz ceza 500 SGD sanırım artık daha çok dikkat edersiniz ))

Cezalarda çok yüksek bu yüzden kuralları iyi bilip buna göre hareket edin. Gerçekliğini bilmesem de yaşlı birine dikkatlice bakıp rahatsız ederseniz o kişi sizi şikayet ettiğinde haklı bulunursa o kişiye sizin tarafınızda her ay bir ceza parası verilmekteymiş. Tabii bu turistler içinde geçerli midir bilemiyorum açıkçası. Bu yüzden sokaklar ev kadar temiz diyebilirsiniz. Neredeyse toz bile yok. Her gece sabunla suyla yıkanıyormuş. Kısaca Singapur dünyanın en temiz ülkesi. Tabii bu temizlik turistik bölgeler için geçerli klasik “şehrin arka sokakları” deyimi burada da mevcut ve kirli sokaklar mevcut.

Singapur 11. yüzyıldan beri Asya bölgesinin ticaret merkezlerinden biri olmasıyla bilinmekte. Nüfusu 5 milyon civarıdır ve tropikal bir iklime sahiptir. Bu sebeple her mevsim gidilebilir bir ülkedir. Fakat Ekim – Mayıs arası muson yağmurları sebebiyle yoğun yağış almaktadır. Bunu dikkate almakta yarar var. Geçmişte etrafı tropikal ormanlarla kaplı olan bu yemyeşil ülke şimdilerde yerini metal yığınlarına bırakmıştır. Ormanların büyük bir bölümü günümüzde yok olmuştur.
Ülkenin simgesi Merlion adıyla bilinen gövdesi balık başı aslan olan kahraman. Gövdesi denizci bir ülke olduğunu başı ise aslanlar ülkesini simgelemekte.

Singapur havalimanı dünyanın en gelişmiş havalimanları arasında belki de en başta yer almakta. Her yer bildiğiniz lounge tadında ve mükemmel dizayn edilmiş bir ambiansa sahip. Lükse ne kadar önem verdiklerini havalimanına adım attığınızda daha iyi anlamış oluyorsunuz. İçeride akustiğe göre hareket eden bir müzik tasarımı var ki görülmeye değer. Havalimanında Kelebek Parkı bile mevcut.

Havalimanında merkeze ya da gideceğiniz bölgeye metro (MRT), otobüs ya da taksi ile gidebilirsiniz. Metro mesafe uzaklığına göre 1-3 dolar arası tutmakta. Metro 06.00 ile 24.00 saatleri arasında çalışmakta. Diğer alternatif taksi de çok pahalı olmadığından kullanmakta sakınca yok. Ben genelde taksi kullandım.
Bir başka alternatif ise pasaport kontrolden sonra dış kapıya varmadan Ground Transportation masasına gitmek. Otel isminizi belirttiğinizde kişi başı 9 Singapur dolarına 24 saat çalışan klimalı shuttle bus ile gidebilirsiniz. Grup olun ya da olmayın tek başınıza bile olsanız sizi aynı fiyata otelinize kadar bırakıyorlar.

Bavulları alıp taksiyle otele vardığımda odaların çok küçük olduğunu ifade etmeliyim. Bu küçüklüğün otele özgü olduğunu düşünmeyin. Singapur da otel odaları genelde çok küçük ve penceresiz. Pencereli ve geniş olanların fiyatını bir hayli yüksek diyebiliriz. Daha geniş isteyenler ise günlük 300 Euro olan Marina Bay oteline giderek o muhteşem havuz manzarası fotoğrafı çektirebilirler. Bir sonraki gezimde en azından bir gün kalmayı planlıyorum. Güzel bir dinlenmenin ardından geziye ilk olarak şehir turu ile başladık. İlk rotamız kaldığım otelin bölgesi olan Orchad Road.

Orchad Road : Otelden çıkıp yürüdüğümde İstanbul Gourmet adlı restaurantı görünce hem şaşırdım hem de sevindim. Fakat içeri girip menüye baktığımda bir tane bile Türk yemeği göremedim. İşin ilginci ise restaurant çalışanları arasında bir Türk bile yok. Kısaca uzak durun )

Neyse bu çakma restaurantı boş verip Orchad Road a doğru yol alıyoruz. Orchad Road Little İndia ve Chinatown caddelerini birbirine bağlayan büyük bir cadde. Bir sürü lüks markaya ev sahipliği yapan bir alışveriş merkezi cenneti. Sokak inanılmaz büyük ve boydan boya AVM ve lüks marka dükkanlar ile dolu. Singapur’da bulunan AVM lerin % 70 den fazlası bu caddede bulunuyor. Bu yüzden buraya gidiyorum dediğinizde taksici size ister istemez neresine gideceksin diye soracaktır. Tavsiyem Paragon alışveriş merkezi.

Paragon bütün lüks markaları içerisinde barındıran bir alışveriş merkezi. Armani, Gucci, L’Collezione, Louis Vuitton gibi bir sürü lüks marka burada mevcut. İçeride isterseniz Lamborghini bile satın alabilirsiniz. Örnek olarak Armani fiyatlarının Türkiye den en az % 50 daha ucuz olduğunu belirtmeliyim. Armani Exchange fiyat olarak daha da iyi ben kendime ve arkadaşlarıma buradan alışveriş yaptım. Size en önemli tavsiyem buraya sakına eşiniz ile gitme gafletinde bulunmayın yoksa servetinizi burada bitirebilirsiniz )

Little India : İsminden de anlaşılacağı gibi burada kendinizi Hindistan’da gibi hissediyorsunuz. Her yer tütsülerle dolu ve her dükkandan Bollywood müziği akıyor adeta. Hint mutfağını sevenler için bir çok lezzet durağı bulunmakta. Ferahlamak için sokakta satılan dilinlenmiş meyve ya da meyve sularından almayı unutmayın. Bu caddede önemli bir Hint tapınağı da bulunmakta. Ayrıca alışveriş için hemen yakındaki Mustafa Center a gidebilirsiniz.

Sri Mariamman Temple : Hindistan’a gitmek gibi bir hayalim olduğundan tabii ki o kültüre özgü motifler de ilgimi çekiyor. 1827 yılında yapılmış olan bu tapınakta üstü çıplak Hindu keşişler bulunmakta. Her yerde tahmin ettiğiniz gibi tütsü kokuları ve Hindu figürleri mevcut. En çok dikkatimi çeken şey ise bir keşişin bildiğiniz huniyi dua edenlerin başlarına koyup onlara dua etmesiydi.

Mustafa Center : Açıkcası benim pek ilgimi çeken bir yer olmasa da Singapur’da alışveriş için önemli noktalardan biri. Kozmetik sektöründe bir çok ürünü ucuza bulabiliyorsunuz. Burası elektronik için de önemli sayılacak bir yer. Sonraki durak Chinatown.

Chinatown : Adından da anlaşılacağı gibi burası Çinli nüfusun yoğun olarak bulunduğu bir bölge. Çin ürünleri olarak ne isterseniz bu caddede bulmanız mümkün. Çin mutfağını sevenler bir çok alternatif arasından istediğiklerini seçip yiyebilirler. Hediyelik eşya için burayı tavsiye ediyorum fiyatlar gerçekten çok uygun ve kaliteli ürünler de bulabiliyorsunuz. Sonraki durak Arab Street.

Buddha Tooth Relic Temple and Museum : Burası bir Çin tapınağı ve aynı zamanda bir müze. Özellikle mimari olarak çok beğendiğimi belirtmeliyim. Hint tapınaklarından daha gösterişli. Çin tapınaklarının önemli özelliklerinden biri de tapınaklara kırmızı rengin hakim olması. Göze hitap eden bir tapınak.

Arab Street : Arap figürleri ve restaurantları ile dolu bu caddede bir de Türk restaurantı var. Kahve içmek adına bir İran restaurantına girdik fakat İranlı gençlerin ellerinde biralar vs görmek garipti. İran mutfağından bir yemek seçip pek sevemesek de karnımızı doyurduk. Ardından oradan kalkıp 20 metre ilerideki başka bir arap cafesine tatlı yemek için gittik. Menüye baktığımda “Baklava” yı görünce ne yalan söyleyeyim gözlerim faltaşı gibi açıldı. Yanında garsonun da tavsiyesiyle nane çayı sipariş ettik. Baklava geldiğinde şaşırdık tabii dışı bildiğiniz su böreğine benziyor ve sıcak servis ediliyor ama tadı idare eder çok da olumsuz değildi. Ama çay mükemmel ötesiydi. Bu çayı içmeden dönmeyin derim. Mükemmel bir tadı var size porselen demlikle veriyorlar 4-5 bardak çıkıyor ama lezzetine doyamıyorsunuz.

Masjid Sultan (Sultan Camisi) : Yaklaşık 5000 kişinin ibadet edebildiği bu görkemli camii 1824 yılında yapılmış. İçerisi de çok güzel olan bu caminin giriş saatleri sınırlı olduğundan gitmeden önce araştırmanızda fayda var.

National Museum : Singapur tarihine ait güzel bilgiler ve sunumlar mevcut. Görmenizi tavsiye ederim.

Singapore Flyer : Singapur Flyer lunaparklarda gördüğünüz dönme dolabın büyük versiyonu. Ama bu dönme dolap çok çok büyük ve ihtişamlı. Dünya’nın en yüksek dönme dolabı aynı zamanda. Binişten sonra inişe kadar yaklaşık 45 dakika dönüyorsunuz. Farklı ve güzel bir deneyim. Singapur ayaklarınızın altında muazzam bir görüntü. Ben gece gittim fakat gündüz daha güzelmiş diyorlar. Havada 1 tur dönerek bu atraksiyonu da tamamlamış oluyoruz.

Marina Bay Sands : Mimar Moshe Safdie’nin tasarladığı bu ünlü kompleks yapı Singapur’un en önemli yapısı olarak kabul ediliyor. 3 kulenin üstünde bir gemi oturtulmuş izlenimi verilmiş bu yapı gerçekten de çok etkileyici bir görünüme sahip. Gemide çok büyük ve ünlü bir Casino bulunmakta. Dünya’nın en pahalı ikinci yapısı olarak kabul edilen bu kompleksin maliyeti tam tamına 5.5 milyar dolar.

Tepesinde bulunan seyir terası (Sands Skypark) olan sonsuzluk havuzunu (Infinity Pool) anlatmaya kelimeler yetmez. Muhteşem bir mimari ve muhteşem bir güzellik. İnternetten resimlerine bakınca bir çok kez görülmesi gereken yerler sayfalarında gördüğünüzü farkedeceksiniz. Tek kelimeyle enfes bir manzarası var. Bu manzara eşliğinde akşam yemeği yemek isteyenler Ku de Ta adlı restaurantı tercih edebilirler. Fiyatların inanılmaz pahalı olduğunu belirtmeliyim ya da içerisinde bulunan Sky Bar a giderek biraz daha ucuza bir şeyler içebilirsiniz. Tabii ucuz derken yine çok pahalı olduğunu bilin.

Gardens by The Bay : Adından da anlaşılacağı gibi Marina Bay grubuna ait bu bahçe tamamen yapay. Yapay dediğime bakmayın içeriye şelale bile yapmışlar. Dünya’nın bütün bitki örtüsünü görebileceğiniz çok büyük bir botanik parkı burası.

Raffles Hotel : İngiliz sömürgesi olduğu zamanlarda inşa edilmiş meşhur bir otel burası. Ünlü Sling kokteylinin ilk çıktığı yer bu otel. Dünyaca ünlü bir çok edebiyatçının mesken tutmuş olduğu bu otel fahiş fiyatlarıyla ünlü. Bembeyaz mimarisiyle de insanı büyüleyen bir güzelliğe sahip.

Clarke Quay : İki yakası restaurantlarla çevrili bir kanal üzerinde bulunan bu bölge çok ünlü. Bütün dünya mutfaklarını burada bulabilirsiniz. Özellikle Jumbo adlı meşhur deniz restaurantına gidebilirsiniz. Tabii çoğu zaman sıra olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Burası aynı zamanda Singapur gece hayatının da merkezi konumunda.

Singapore Zoo : Havaalından aldığımız broşürlerden araştırarak 58 SGD fiyatına Park Hopper 3 in 1 paketini aldık. Pakette Jurong Bird Park, Singapur Zoo ve Singapur Night Safari var. Bu arada paketi aldığınızda aynı gün gitmek zorunda değilsiniz. 30 gün içerisinde istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Bu 3 aktiviteyi aynı gün yapmayınızı tavsiye etmiyorum çünkü Kuş Bahçesi diğer yerlerden farklı bir yerde ve zaman sıkışık olacağından yetiştiremeyebilirsiniz. Singapore Zoo ve Night Safari aynı yerde bulunduğundan biz ilk olarak Singapore Zoo ve Night Safari yi seçtik.

Singapore hayvanat bahçesi sanırım dünyanın en fantastik ve en güzel hayvanat bahçesi. Hayvanlarla aranızda tel vs. bir şey yok. Sadece doğal engeller var. 3-4 metre ötede kaplanları aslanları görebilmek büyük zevk. Fotoğraf tutkunu biri olarak benim fotoğraf cennetlerimden biri olarak betimleyebilirim.

Bitki örtüsü de çok çeşitli Muson yağmurları o kadar verimli ki 3 metrelik yaprak dalları görebilirsiniz. Ayrıca gelmeden önce şov saatlerine de bakın ve mutlaka şovları izleyin. Çok güzel şovlar mevcut özellikle çocuklarınız çok sevecektir. İnanılmaz bir yorgunluktan sonra hayvanat bahçesini bitirdik ve saat 19.00 da başlayacak Night Safari den önce bir şeyler atıştırdık.

Singapore Night Safari : Saat 7 olduğunda 20 dakika civarı süren ateş gösterisi ve danslı mini bir şov yapıldı. Buradan sonra tram (gezinti treni) ların olduğu bölgeye giderek sıraya geçiyorsunuz. Yaklaşık 10 dakika civarı bir beklemenin ardından sıra size geliyor ve trene biniyorsunuz. Safari başlıyor !

Night Safari bana göre mükemmel ötesi bir şey. Herkesin zevki değişir ama benim için müthiş bir deneyimdi. Bir önceki Tayland gezimde 50 metreden Bungy Jumping yaptığımda bundan daha büyük adrenalin yaşayamam diye düşünürken ona yakın bir adrenalini burada yaşadım diyebilirim. Fakat trenden inmezseniz benim dediğim adrenalini yaşamayacağınız kesin. Gerçekten o hissi yaşamak için yolun herhangi bir yerinde trenden inip yürümenizi tavsiye ederim. Trenden kimse inmiyor ben sadece adrenalin yaşamak adına görevliye rica ettim inebilir miyim diye. Evet diyeceğini aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Benimle birlikte 5-6 kişi daha indi.

Night Safari gezisinde çakal, fil, gergedan, aslan, kaplan vs. bir çok vahşi hayvan görüyorsunuz. Ben hayvan sesleri eşliğinde gece karanlığında yürürken kendimi National Geographic belgesellerinde gibi hissettim.. Bir aradan giriyoruz dışarıda ağustos böceği sesleri maymun çığlıkları vs ne ararsanız var ambians muhteşem. Anlatılmaz yaşanır diyorum sadece )

Başka bir aradan yürüdüğümüzde Bizonları gördük ve aramızda hiçbir şey yoktu. Biraz çekinerek ara vererek yanlarından geçtik . Ardından leopar mı kaplan mıydı hatırlamıyorum o yola doğru girdik tam bir köşeyi dönerken yaprakların inanılmaz hışırtısı ile kaçmamız bir oldu. Arada engel olsa da korkudan unutuyorsunuz. İnanılmaz bir yorgunluktan sonra GB lar dolusu resimlerle otelimize döndük. Sonraki sabah rotamız Jurong Kuş Parkı.

Jurong Bird Park : Kuş Parkı Singapore hayvanat bahçesinin yarısı kadar olsa da içeride birbirinden güzel bir sürü kuş türü mevcut. Penguen vs den tutun papağan türleri, şahin kartal, devekuşu ne ararsanız var. Dünya da böyle bir kuş bahçesi çok az vardır herhalde. Ama penguen hiç görmediyseniz şaşırmayın. Bazı penguenler düşündüğünüzden daha büyük hindi kadar hatta daha büyükleri bile var. Çok tatlılar. Şov bilgisi için yine önceden olduğu gibi araştırma yaparak gitmekte yarar var.

Özellikle papağanlara bayıldım çok sevdiğimden mi yoksa çok zıpır olduklarından mı bilmem ayrı bir sevgi besliyorum papağanlara. Yanına gittiğinizde “Hello” giderken “Bye bye” diyen çok şeker papağanlar bile gördük. Hayvanat bahçesinin girişinde papağanlarla fotoğraf çekimi var sakın çektirmeyin derim. Hiç azımsanmayacak derecede yüksek bir fiyatı var. Kuş Parkını bitirdikten sonra Singapore Cable Car a doğru yol aldık.

Singapore Cable Car : Singapur Cable Car yani teleferik Singapur’un önemli atraksiyonlarından biri. Arabaların dışı Angry Birds resimleriyle dolu. Arabanın içinde de bol bol kızgın kuşların seslerini duyuyorsunuz. Yüksekten Singapur manzarası izlemek çok keyifli. Ardından bir durağa geliyoruz isterseniz burada iniyorsunuz isterseniz Sentosa durağına doğru devam ediyorsunuz biz Sentosa ya devam ettik. Bu duraktan sonra Tiger Sky Tower’a çıktık.

Tiger Sky Tower : 131 metre yükseklikten Singapur’un tamamını görebileceğiniz bu enfes kuleye çıkış 7 dakika civarı sürüyor. Çıkış ve iniş toplamda 15 dakika civarı sürüyor ve fiyat 15 SGD.

Sentosa : Kelime anlamı Malay dilinde “huzur” demek. Geçmişte korsan saldırılarından dolayı adanın adı “ölüm adası” olarak geçmekteymiş. Bu saldırıların önlenmesiyle birlikte ölüm adı yerini huzura bırakmış. Burası Singapur’un eğlence adası olarak biliniyor. Burada yapılabilecek bir sürü etkinlik bulunmakta. Büyük bir oyun parkı gibi düşünün fakat sadece çocuklar için değil 7 den 70 e herkesin keyif alacağı bir yer.

Adaya yapay plaj bile yapılmış. Fakat bu plajlar yüzmekten çok su aktiviteleri için kullanılıyor. İçeride Kelebek Parkı, iFLY gibi kapalı alanda uçuş deneyimi, Songs of The Sea gece ve ışık gösterisi, Underwater World büyük akvaryum gibi keyif alabileceğiniz bir sürü aktivite mevcut. Bilet olarak 2 Day Fun Pass ı tavsiye ederim. Ben zamanım olmadığından 44 SGD fiyata 1 günlük Pass almıştım. Önerdiğim 2 günlük paket Universal Studios u da içeriyor. 2 günlük paketin değeri kişi başı 139 SGD.

Alışveriş : Singapur kadar küçük bir şehir devletinde 100 e yakın AVM mevcut. Paragon, Ion Orchard, Forum, Metro Paragon, Mandarin Gallery, Ngee Ann City gibi ünlü yerleri tercih edebilirsiniz.
Elektronik için ise en doğru adres Sim Lim Square. 6 katlı bu elektronik cennetinden elektronik adına aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Fiyatlarında gayet ucuz olduğunu belirtmeliyim. Bir de burası kadar olmasa da yine ucuz olan Funan Center a da gidebilirsiniz.
100 Singapur doları üzerindeki bütün giyim ve elektronik alışverişlerinizde mutlaka Tax Free formu doldurtmayı unutmayın. Havalimanında ödediğiniz tutarın % 7 sini (gerçekte % 5) geri alabilirsiniz.

Gidemediğim ve yapamadığım bazı aktivite ve yerler mevcut. Özellikle Orkide Bahçesi çok övülmekte. Sentosa da bulunan ışık gösterisini de listenize eklemeyi unutmayın. Ben gidememiştim.
Bir sonraki gezide görüşmek üzere.

Not : Resimlerin ve yazının izinsiz kullanılması halinde yasal haklarımı kullanacağımı bildiririm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir